https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhxk-cG0BINPrGRjgrXBJ-I-r0IXt1zgrKMjps9wSngOtXt9TOIeZWSdQ81wrEb8DV5XnbZBaN2H-96YPkFVElWQyiDybACq4f26ei0o-KCTn1c-GjR_haZSuYmJifopF8RV-GzAZo4CGY/s1167/Ads%C4%B1z.jpg

Son Dakika

Post Top Ad

Your Ad Spot

Sanatta Estetik

Sanatta estetik üzerinde herkesin oybirliğine vardığı bir tanım hiçbir zaman olmamıştır. Sanatta estetik konusu ve Estetik kelimesi ilk defa Alman Filozofu Alexandre Baumgarten tarafından kullanılmıştır. Baumgarten yazmış olduğu kitaba Aesthetica ismini vermiştir. Bu bilim öteden beri antik ulusların felsefe lerinde var olan bir alandır. Buna dayanarak bilim olarak estetiği kuran Baumgarten değildir denebilir. Sanatta estetik kavramının bir anlamı da güzellikdir. Estetik bilimini öğrenmekle insan sanatçı olmaz ancak sanatçının güzellik anlayışını kavrayabilir.

Estetik bilimi ilk kez eski Yunanistan’da ortaya çıkmışsa da belli başlı bir bilim dalı olarak devam etmemiştir. Sokrates, yazılarında sanatın idealist ve spiritüalist bir doktrini yapmıştır. Platon ise bazı eserlerinde bu sanatta estetik konusunu ele almış ve bir filozofun, bir hükümet adamının düşüncelerinde ve milletin terbiyesinde güzelin alacağı yeri göstermeye çalışmıştır. Aristo da güzellik nazariyelerini tahlil ederek sanatın esasını tabiatı taklitte bulmuştur. Estetik sanatta kimi olayların eleştiriyel çözümlemesi yanında, sanatsal tasarımın genel yasalarını temellendirmek, sanatsal kavramları ve kategorileriyle tanımlamak amacı ile, somuttan soyuta devam eden bir sanatsal serüvenin kuramsal yorumunu kendi alanı içine alır. Sanatsal etkinliğin, çeşitli yollarla dışa vurumlarını çözümlemede ve değerlendirmede, bilimsel öğreti ölçütlerinin oluşturulmasına estetik, önemli oranda katkıda bulunur.

Bilimsel öğretide sanatta estetik konusunda temel ilkelerin en başta sanatsal pratiğin genelleştirilmesine dayanmasının nedeni de budur. Estetiğin esas görevi, modern sanatın kuramsal yorumuna girişmek, ama bunun yanı sıra da modern sanatın üzerinde belli bir etkide bulunmaktadır.

Sanatta estetik konusunda karşılan ve çözümlenmesi gereken temel sorunlardan biri, sanatta biçim ile içerik ilişkisi sorunudur. Biçimle içeriğin birliği, içeriğin önceliği ve biçimin etkin rolü gibi etkenler estetiğin sorunları arasında yer alır. Ancak estetik bağlamda sadece bu ilkelerle yetinmek yeterli olmaz. Estetik, biçim ve içerik dahil diğer güzel ilişkilerini konusu içerisine alır. Aristo’ya göre sanat, eşyada devamlı var olanı taklitten doğmuştur. Biçim değişime uğrayabilir ama öz kalıcıdır. Platon’a göre ise bozulmaya ve değişmeye meyilli olan obje güzel olamaz.

Estetik, müzik tiyatro edebiyat veya plastik sanatların kuramların verilerinden yola çıkarak yeni genellemelere ve sonuçlara yönelir. Bu kuramların her biri farklı sanat alanlarının kendi özgül ve özgün çizgilerini incelerken, bir sanat alanının niteliği ile diğer sanat alanının niteliğini birbirine karıştırmaz. Estetik, bir dünya görüşüne bağlı olduğu ve yöntem bilimsel bir kapsam taşıdığı için, eleştirel çözümlemenin yönelişini ve ilkelerini belirler.

Bilimsel öğretide estetik, sanatçıya, kurgusal olarak belirlenmiş, sanatta uygulama ile hiçbir ilgisi olmayan yasa ve kuralları bildirmez. Modern sanat dönemlerinde sanatçılar, bazen kendilerini sembolik etkinliklerle ifade ederler. Semboller ve imgeler, sanatçının renk ve biçimleriyle birleşip, eseri ortaya çıkarır. Bu eserde duyguların yoğunlaşmasıyla gereksiz ayrıntılar atılır ve etki bu şekilde ortaya çıkar. Öğeler biçimleri oluşturmalı ama bu arada kendileri eriyip gitmemeli. Sanatçı, yapıtında resim, motif ya da grafikten oluşan bir geometrik mantık ile işe başlar. Bununla birlikte eser bitene dek bu mantık sanatçıyı sınırlar gibi bir zorunluluk taşımaz, sadece temel bir kaygı vardır.

Sanat eseri, sanatçının kendi yaratıcı gücü, yeteneği ve coşkusunun oluşturduğu estetik objedir. Doğa kendi başına güzel değildir. Yaratma olayı, sanatçının algıladığı maddi varlığa duygu, düşünce ve hayal gücünü katması olayıdır. Bir sanat eseri, sanatçının kendinden kattığı değerlerle yani yaptığı yorum ile anlam kazanır. Bu nedenle her sanat eseri özgündür, ikinci bir örneği yoktur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Top Ad

Your Ad Spot

Sayfalar