Çatlakları önlemek, tedavi etmekten daha kolaydır. En azından ilk belirtileri görüldüğünde bir şeyler yapmaya çalışırsak, başarı şansımız çok daha yüksektir. Özellikle gebelik çatlakları, henüz pembe veya mor renkte iken, tedavi edilmeleri mümkündür. Beyazlaştıktan sonra iş işten geçmiş olabilir.
Ne kadar az kilo alırsanız, derinin çatlama ihtimali o denli azalır. Özellikle vücudunuzda yapısal olarak yağ çıkıntıları varsa, kilo aldığınızda en fazla bu kısımlar yağ toplar ve deri içerden gelen basınca dayanamayıp çatlar..
Yaşımız ilerledikçe vücutlarımız daha az kollajen ve elastin üretir. Dolayısıyla esnekliği azalır. Bir de kilo veya gebelik nedeniyle gerilmeye başlarsa, ona bol bol nem vermek, deriyi içten ve dıştan suya doyurmak, esnekliğini arttırmak gerekir. Kremler ve losyonlar da önemlidir. Aloe vera, A ve E vitaminleri, kakao yağı çatlamaya niyeti olan ciltleri korurlar. Onu nemlendirirler, beslerler ve sağlıklı hücrelerin çoğalmasına yardımcı olurlar. Bunları uygulamadan önce badem veya grapefruit, portakal özü ile hafif bir peeling yaparsanız cilde nüfuz etmelerini kolaylaştırırsınız.
GERÇEKÇİ OLMALIYIZ
Çatlakların tedavisi için ne yazık ki henüz kesin bir çözüm bulunabilmiş değildir. Çatlağın rengi, yüzeyin gerginliği, çatlağın kaç senedir var olduğu göz önüne alınarak birçok yöntem denenmektedir.
Mikrodermabrazyon, Foto IPL ve karbondioksit tedavileri çatlak tedavisinde etkin olarak kullanılmaktadır. Bu yöntemler doğumdan kısa bir süre sonra uygulandığında, çatlakları gidermekte veya azaltmakta başarılı olmaktadır.
Öte yandan kozmetik boyama, lazer cerrahi gibi farklı uygulamalar da yapılmaktadır. Kremlere gelince, bunların en iddialısı içinde peptid hormonu olanlardır. Buna rağmen, esas olarak çatlakların yeni başladığı dönemlerde yardımcı olmaktadır.
Bazı durumlarda liposuction ile veya doğrudan cerrahi kesi ile sorunlu bölgeler azaltılabilmektedir.
Özetle, siz fazla kilo alıp vermekten kaçının ve çatlaklarla karşılaşırsanız gecikmeden bir
dermatologa başvurun..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder