https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhxk-cG0BINPrGRjgrXBJ-I-r0IXt1zgrKMjps9wSngOtXt9TOIeZWSdQ81wrEb8DV5XnbZBaN2H-96YPkFVElWQyiDybACq4f26ei0o-KCTn1c-GjR_haZSuYmJifopF8RV-GzAZo4CGY/s1167/Ads%C4%B1z.jpg

Son Dakika

Post Top Ad

Your Ad Spot

kilo alamamakta sorun

GÜZELLİKSAĞLIKDİYET
Kilo kontrolü konusu adeta şişmanığa çare aramakla özdeşleşti. Çünkü günümüzde genel problem şişmanlık. Oysa kilo alabilmek için doktor doktor gezen öyle çok insan var ki. Birazcık göğüs, bir tutam bacak, kalçada hafif bir dolgunluk onların düşlerine girer.Üstelik bazen zayıflık da sağlıksız olabilir. Birçok zayıf insan halsizlikten, yorgunluktan, sinirlerinin gergin olmasından yakınır. Özellikle iştahsızsanız ve gerekli gıdaları alamıyorsanız, yaşınız ilerledikçe sorunlarla karşılaşabilirsiniz.

SAĞLIKLI BİR BESLENME İÇİN
Her şeyden önce şunu belirtmeliyim, kilo almanın çaresi sağlıksız bir şekilde karbonhidratlara yönelmek değildir. Kilo vermek için nasıl daha sağlıklı bir beslenme programı öneriyorsak, kilo almak için de benzer bir düzen gerekiyor.

GERÇEKLERİ GÖRÜN

Kendinize gerçekçi bir hedef seçin ve acele etmeyin. Ayda 1 kilo almayı başarırsanız, bu çok iyidir. Bu hedefe ulaşmak için günde 300-350 kalori fazla tüketmeniz yeterlidir. Tabii kızarmış patates ve kremalı pastalar ya da baklava ile değil. Tatlılar, hamur işleri ve şekerli meşrubatlar iştahınızı kapatır. Sonuç olarak normal yemek düzenini bozmanıza neden olur.


BEŞ ÖĞÜN KURALI:
Muhakkak 3 öğün yemeye çalışın ve öğünlerinizin kalorisini biraz arttırmaya özen gösterin. Sabah-öğle ve akşam yemeklerini bir ritüele dönüştürün. Sofra kurun, sofraya oturun, misafir davet edin… Sabah kahvaltısını ayaküstü geçiştirmeyin. Aksine bir dilim ekmek daha ekleyin. Köy ekmeği, çavdar ekmeği, tam buğday ekmeği gibi sağlıklı karbonhidratları tercih edin. Sanılanın aksine bunların kalorisi beyaz ekmekten daha düşük değildir. Kahvaltınızı bal, pekmez, fıstık ezmesi gibi gıdalarla zenginleştirin. Çay veya portakal suyu yerine mesela üzüm suyu için. Kahve içtiğinizde içine süt ekleyin.

* Öğle ve akşam yemeklerinde proteinleri ihmal etmeyin. Et, tavuk, balık, kuru baklagillerin yanı sıra bol bol
sebze alın. Salatalarınıza zeytinyağı koyarken daha cömert davranın. Ana öğünlerde biraz pilav da yiyebilirsiniz.

* Gün boyunca 4 porsiyon meyve tüketmeye çalışın. Ara öğünlerde süt, yoğurt, peynir, ceviz, fındık, badem, fıstık, yulaflı bisküvi, kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı gibi hem yararlı, hem de kalorisi yüksek gıdaları tercih edin.

Yukarıda tarif ettiğim beslenme şekli sindirim sistemini de düzenler. Sindirim sorunlarının iştahınızı kapatmasını önler.

EGZERSİZ DAİMA BAŞ ROLDE
Egzersize yaklaşım genellikle kalori yakmak amacıyladır. Oysa bu eksik bir bakış açısıdır. Enerjinizi yükseltmek, kemiklerinizi, kaslarınızı ve bağışıklık sistemini geliştirmek için sizin de kesinlikle spora ihtiyacınız var. Ama kendinizi fazla yormayın. Kilo almak istiyorsanız, günde yarım saat egzersiz size yeter. Bu süreyi ikiye de bölebilirsiniz. Yürüme, yoga ve tai-chi sizin için idealdir. Kaslarınızı geliştirmek için ilaveten hafifçe ağırlık çalışın.

• Doktorunuz aksini önermedikçe, yemeklerden önce biraz şarap alabilirsiniz. Böylece iştahınız artabilir, daha keyifle yemek yersiniz.

• Ama kahve ve sigara için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Bunlar iştahınızı keser ve ağız tadınızı bozar. Aldığınız gıdalardan yeterince yararlanmanıza engel olur.

• Günde 2 litreden aşağı su içmeyin. Mümkünse daha fazla için. Su size kilo almanızı sağlayacak enerjiyi sağlar.

• Günde 8 saat kaliteli uyku uyumanız, inanamayacağınız kadar çok önemlidir. Bunu sağlamak için ne mümkünse yapın. Uyku sorunlarınız varsa bir doktora danışın.

CHECK-UP GEREKEBİLİR
Bazı durumlarda zayıflık tamamen psikolojik bir sorun olarak karşımıza çıkar. Bu sorunların en önde gelenlerinden biri tıpta, “aneroksiya nervosa“ ve “bulumia“ adıyla bilinen hastalıklardır. Anorexia nervosa hastaları yemek yiyemezler, Bulumia ise yenilen her şeyi kusarak kendini gösterir. Hafif veya ağır olarak 16-20 yaşları arasında yaygındır. Birçok manken, sanatçı, bir rivayete göre Prenses Diana’nın Bulumia hastalığına yakalandığı gazetelere konu olmuştur. Bu tehlikeli hastalığın tedavisi ancak aile bireyleri, yakın çevre, psikiyatrist ve bir beslenme uzmanının işbirliği ile yürütülebilir.

Aşırı zayıflık, her yaşta; insülin, estrojen, testesterone, kortizol ya da büyüme hormonunda sorunlar olabileceğini veya tiroid bezinin aşırı çalışmaya başladığını düşündürebilir.

İnsanın zayıf veya şişman, iştahlı veya iştahsız olması tamamen hormonlarımız tarafından belirlenir. Ne var ki, bunlar her zaman hastalık düzeyinde olmayan kişisel farklılıklardan ibaret olabilir. O zaman kendimizi temel özelliklerimizle olduğumuz gibi kabul edip, sağlığımızı geliştirmek en
iyisidir.

Dr. Yasemin F. Amato

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Top Ad

Your Ad Spot

Sayfalar